Sen Kimsin?
Sen Kimsin?

Ayna sadece yansıtır, peki ya senin aynan kim?


Seni sen yapan ne ? Ben kimim diye sorma kendine aynaya bak ve sen kimsin diye sor! Hepimiz birer yansımanın ürünüyüz neticesinde. Önemli olan bu yansımada kim olduğumuz ve nasıl göründüğümüz.. Kime göre ben neyim ? Başarılı, güzel, çirkin, şişman, zayıf, iyi kalpli, kötü kalpli, bencil, hoşgörülü, akıllı, duygusal, düşünceli vb. birden fazla özellik sayılabilir. Ama gerçeği yansıtan bunlardan hangisi ? Kimin gerçeği, nerede ve nasıl geçerli.. Bu döngü hayatımızı oluşturuyor. Gelin şimdi hayatımıza kısa bir göz atalım.
     Merak etmek ve sorgulamak insanoğlunun en büyük temel taşı. Bilgi sahibi olmak geleceğin silahlanma biçimi: yediğimiz en güzel yemek, içtiğimiz en güzel içecek, gezip gördüğümüz en güzel yer, okuduğumuz en güzel kitap ve konuştuğumuz en güzel kelime... Tüm bunların hepsi ''insan'' varlığının içini dolduran en güzel anlamlardan sadece bir kaçı. Zamanla bu anlamlar gelişir, büyür ve yetmemeye başlar. Benliğimizi sorgulamaya ve niçin var olduğumuza dair sorular sormaya başlarız. ''Ben kimim ? '' Peki dışarıdan oluşturulan cevaplar SEN'in gerçek karşılığı olabilir mi ? Bizler sadece sahip olduğumuz bedenlere değil, zihinlere de sahibiz. Bakış açıları, düşünce tarzımız bizi ele verir. SEN'i ele veren düşünceleri keşfet ve onlara en uygun kılıfları oluştur. Zamanla bu oluşturduğumuz kılıflar ya büyük gelir ya da küçük ama önemli olan bu döngüde kimliğimizi bulabilmek.
     Bu kimliği bulabilmenin en önemli yolu adımları tekrar etmemekten geçer; yeni arayışlar peşinde olmak, zamanı iyi yönetmek, yenilikçi olmak, çok okumak, çok görmek, çok dinlemek ve iyi bir kalbe sahip olmaktan geçer..
     Bundan çok uzun zaman önceleri de bu arayış, merak etme ve kim olduğumuzu bilme arzusu tıpkı şu an ki gibi var olmaktaydı. Nitekim Sokrates'te bu yolda uzun yıllar düşüncelerini söylemekten ve insanların kim olduklarını bulmalarına rehber olmaktan kendisini hiç bir zaman alıkoymamıştır. Bu uğurda zehirlenmeyi dahi göze almıştır. 
     Kimse Sokratesin tam olarak ne iş yaptığını bilmez ama geçmiş tarihin en büyük düşünürlerinden biriydi o. Rehber olarak adlandırırdı kendisini. İnsanlara doğru bilgiye ulaştırmada rehberlik eder ve kendilerini aynanın karşısından görmelerini sağlardı. Bir gün öğrencilerini bir havuzun başına topladığı söylenir; burada öğrencilerine tek bir soru sorar:
Havuzda ne görüyorsunuz ?
Çoğu öğrenci hiç düşünmeden kendi yansımalarını gördüklerini söylerler. Bazı öğrenciler de biraz düşündükten sonra havuzda rengarenk balıkların, yosunların ve güzel taşların var olduklarını söylerler. 
Herkes merakla Sokrates'in ne söyleyeceğini ve doğru cevabın hangisi olduğunu konuşurken;
Sokrates şunları belirtir: Evrensel bir insan olmak öncelikle görmek ile elde edilir. Bakmak çoğu zaman görmek anlamına gelmez. Görmek bilmek demektir. Bilmek var olmak demektir. Var olmak 'kim olduğumuz' ile ilgilidir. Havuzda kendi yansımasından başka hiçbir şey görmeyenler ne yazık ki ufku dar insanlardır. Bu insanlara dünyanın en iyi öğretmenleri dahi gelip bir şeyler anlatsa asla kendi görmek ve anlamak istedikleri dışında başka hiçbir şey anlayamazlar. Fakat havuzda rengarenk balıklar, taşlar ve yosun gören insanlar ufku geniş, tüm bilgilere ve düşüncelere açık, olumlu, pozitif ve dünya hakimiyetine uyum sağlayacak kişilerdir.. Bu insanlara dünyanın mavi, tıpkı portakallar gibi olduğunu açıklayabilirsiniz. Ya da hayatın tıpkı bir satranç gibi olduğunu..
     Kim olduğuna karar ver; ayna da yansıyan kişi gerçekten sen misin ?
     Öğretmenlerinizi gerçekten görüyor, anlatmak istediklerini anlayabiliyor muyuz ? Bunun için çaba gösteriyor muyuz ? Dünyaya, okula, eğitime ve öğretime zorunluluk dışında bakabiliyor muyuz ? Tüm bu cevapların hepsi aynada kendimizi nasıl gördüğümüz ile ilgili. Hadi şimdi gerçek SEN'in kim olduğunu tekrardan düşünelim... 
     Çünkü artık aynaya eskisi gibi bakmayacaksınız.
 

Gülsüm Demirli


  • Paylaş

Ortaokul 252 0 27 Mart 2018, Salı

E-Bülten Üyeliği
Yorumunuzu Yazınız
Yorumlar

Şu an herhangi bir yorum yok. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

Arama

444 10 98