Okyanus Koleji - Kolej, Özel Okul, Ana okulu, ilkokul, ortaokul, Lise | Kış Mevsiminde Sık Görülen Hastalıklar
Kış Mevsiminde Sık Görülen Hastalıklar
Kış Mevsiminde Sık Görülen Hastalıklar

Kış Mevsiminde Hastalıklardan Nasıl Korunmalıyız?


Çocuklarda kışın görülen üst solunum yolu enfeksiyonları nelerdir ? Bunlardan nasıl korunabiliriz ?

Kış aylarında havaların soğumasıyla çocukların kapalı mekanlarda daha uzun süre bulunmaları ve solunum yolu virüslerinin soğukta uzun süre canlı kalabilmeleri sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının salgınlar yapmasına neden olur.

Üst solunum yolu enfeksiyonları yıl boyunca oluşabilmekle beraber, sonbahar başından ilkbahar sonuna kadar sık olarak görülebilmektedir.

Bu hastalıklar sıklık sırasına göre grip, nezle, orta kulak iltihabı, bademcik enfeksiyonu, laranjit, faranjit, krup ve sinüzittir. Çoğu virüsler tarafından oluşturulmakla birlikte bir kısmını bakteri dediğimiz antibiyotik kullanımını gerektirebilen mikroplar tarafından oluşturulmaktadır.

İlkokula giden çocukların yılda 6-8 kez soğuk algınlığı geçirmesi doğaldır. Ancak çocukların %10-15’i yılda ortalama 12 üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Özellikte ilk kez yoğun enfeksiyon rahatsızlıklarıyla karşılaşan anaokulu ve 1.sınıf öğrencileri sık sık enfeksiyon geçirmeye meyillidir. Daha önce kreşe gitmiş olan çocuklar ise bu dönemi kreş dönemlerinde geçirirler.

Üst solunum yolu enfeksiyonuna yol açan mikroplar öksürük, hapşırık ile ortaya çıkan damlacıklar yoluyla veya doğrudan temas yoluyla bulaşır. Soğuk aylarda kapalı mekanların yeterince havalandırılmaması ve çocukların el temizliğine dikkat etmemeleri ve yakın temastan kaçınmamaları bu hastalıkların hızlıca bulaşmalarına ve salgınlara yol açar.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarından en yaygın gözükenleri grip ve nezledir. Genellikle belirtiler tipik olarak grip veya nezle virüslerinin bulaşmasından 1-3 gün sonra başlar. İlk fark edilen belirti boğaz ağrısıdır. Bunu kısa bir süre sonra burun tıkanıklığı ve burun akıntısı izler. Burun belirtileri başladıktan sonra hastaların %30 ‘unda öksürük başlar. Soğuk algınlığı genellikle bir hafta sürer ama hastaların %10 ‘unda iki hafta sürebilir. Hastalık seyri sırasında burun akıntısı 2-3 günden sonra sarı veya yeşile dönebilir ancak bu sinüzit veya bakteri enfeksiyonu belirtisi anlamına gelmez. Rutin laboratuvar testleri soğuk algınlığı tanı ve tedavisinde faydalı değildir.

Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotiklerin hiçbir etkisi yoktur. Soğuk algınlığı tedavisi asıl olarak semptomatik tedaviden oluşur. Soğuk algınlığı tanı ve tedavisinde ana amaç diğer benzer bulgulara yol açan bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlardan ayırt etmektir. Özellikle A grubu Beta Hemolitik Streptokok olarak bilinen ve StreptokoksikTonsilofranjit denen hastalığa yol açan bakteri enfeksiyonu tedavi edilmez ise Akut Romatizmalateş adıyla bilinen kalp ve eklemleri tutabilen bir hastalığa yol açabilmektedir. Bu bakteri kolay bir şekilde boğaz kültürü veya hızlı streptokok testi olarak bilinen antijen testiyle tespit edilebilmektedir. Tespit edildiğinde mutlaka antibiyotik kullanmak gerekmektedir. Aynı bakteri PoststreptokoksikGlamorulonefrit  denen ve böbrek tutulumu yapabilen başla bir hastalığa da yol açabilmektedir.

Korunma Ve Önleme

Tüm soğuk algınlıklarının küçük bir kısmını oluşturan grip ( İnfluenza) için kullanılan aşılama İnfluenza’ya bağlı soğuk algınlığını azaltmaktadır.

Vitamin C ve ekinezya gibi ilaçların soğuk algınlığını önlediği kanıtlanmamıştır.

D vitamini yetersizliğinde daha sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirildiği gösterilmiştir. Çocukları güneşli günlerde dışarı çıkarmak ve hafta da en az iki gün balık yedirmek D vitamini üretilmesi noktasında faydalı olacaktır.

İlk iki yaşta anne sütü ile emzirmenin,anne sütü aldığı dönemde üst solunum yolu enfeksiyonundan koruduğu saptanmıştır.

Çocuğunuzun dengeli bir şekilde beslenmesi protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineral alması enfeksiyonlardan korunma açısından önemlidir. Kış döneminde çocuğun yeterli meyve ve sebze tükettiğinden emin olunmalı, tek tip beslenmeye izin verilmemelidir. Genel olarak bol sıvı tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Çocuklarımızın enfeksiyonlardan korunabilmeleri için el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. El yıkama imkanı sınırlı olan durumlarda el dezenfektanları kullanılabilir.

Sigara, çocukların üst solunum yolu enfeksiyonuna yakalanmalarını hızlandırır. Çocukların sigara dumanına maruziyeti engellenmelidir.

Çocukların kış aylarında kapalı mekanlarda uzun süre kalmamasına dikkat edilmeli, ev ve sınıf gibi uzun süre kalmak zorunda oldukları mekanlar sık sık havalandırılmalıdır. Ev ve sınıfların sıcaklıkları iyi ayarlanmalı, 22-25 derece de tutulmalı ve nem seviyesine dikkat edilmeli, bu seviye %40-60 aralığında olmalıdır.

Hasta çocuklarla temas azaltılmalı, özellikle öksüren, hapşıran çocuklarla yakın solunum temasından kaçınılmalıdır.

Çocuklarımıza hapşırma, öksürme sırasında tercihen tek kullanımlık mendil kullanmaları eğer yoksa öksürük, hapşırık sırasında kolunu siper etmesi öğretilmelidir.

Çocuğunuz enfeksiyon geçirdiği sırada okula göndermemek hastalıkların yayılmasına engel olacaktır.

Çocuğunuz yeterince uyumasını sağlamak enfeksiyonlara olan direncini arttıracaktır.

Çocuğu çok kalın giydirmek terlemesine ve ısı dengesizliğine yol açarak daha kolay hastalanmasına yol açabilir.

Tüm çocuklara hastalıksız ve sağlıklı günler dilerim.

 

Yrd.Doç.Dr. Serdar AL

Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı

Medipol Üniversitesi

 


  • Paylaş

Okul Öncesi 1487 0 25 Ekim 2016, Salı

E-Bülten Üyeliği
Yorumunuzu Yazınız
Yorumlar

Şu an herhangi bir yorum yok. İlk yorumu yapmak ister misiniz?

BİLGİLERİNİZİ GİRİN
KASIM AYINA ÖZEL
AVANTAJLI FİYATLAR İÇİN
SİZE DÖNELİM

Arama

444 10 98